Uludak- Uludağ Dağcilik Kulübü
Uludak - Türkiye Dağcılık
Federasyonu Üyesidir.
ETKİNLİKLERİMİZ
ETKİNLİKLERİMİZ
ETKİNLİKLERİMİZ » 2014 - FAALİYETLERİ. » TEMMUZ 2014. » AĞRI TIRMANIŞI, 2014.

ULUDAK - Uludağ Dağcılık Kulübü.

AĞRI DAĞI TIRMANIŞI.

2-4 TEMMUZ 2014.
7 Kişilik bir ekiple başarılı bir tırmanış gerçekleştirildi.

Katılımcılar.
İsmet Şentürk
Ali Düzgün Arı
Erdem Yoldaş
Özgür Yoldaş
İsmail Karabal
Ömer Faruk Kaya
Berçem Kalender


Faaliyet raporu fotoğrafların devamındadır.
























AĞRI DAĞI TIRMANIŞI.

1-5 Temmuz 2014.

 

1 Temmuz 2014 saat 14.50. Ağrı havaalanındayız, çantalarımızı almak için yolcu salonuna yöneldik.

Yedi kişilik ekibimiz çantalarını yüklenip dışarıya çıktığında Doğubeyazıt'tan bizi almak üzere gelen minibüs şoförü Nuri Saltuk bizi beklemekteydi. Bagajlarımızı minibüse atıp Doğubeyazıt’ın yolunu tuttuk.

Ağrı dağı uzaktan göründüğünde başı dumanlı, heybetli, efsaneler dağı bizi heyecanlandırıyor. Doğubeyazıt'a 1,5 saat süren yolculuk sonunda ulaştık. Daha önceki gelişimizde de kaldığımız Grand Derya otele yerleştik.

Akşam saatlerinde kasabada dolaşmaya çıktık. Akşam yemeği yanında, Ağrı dağı tırmanışında yanımıza yiyecek almayı planlıyoruz. Tavsiye üzerine bir lokantaya giriyoruz. Akşam yemeğimizi yedikten sonra, faaliyet için yanımıza saç kavurma ve bulgur pilavından oluşan menümüzü paket yaptırdık. Doğubeyazıt'ta sokaklarda yürürken kadın, kız pek fazla göremezsiniz. Erkekler onların yerinede de geziyorlar. İftardan sonra cadde ortasına kurulan masalarda çay içen sohbet edenler sadece erkekler. Bizim Berçem ekbimizin en uzun boylusu kalabalığın içinde seçiliyor, bütün gözlerde üzerinde. Ahali kız görmüş olabilir amma böylesine uzun boylusunu görmemiş olacak ki ilgi odağıyız. Bu arkadaşlar arasında Berçem sayesinde popüler olduk gibi şakalaşmalara da neden oluyor. Alış veriş merkezine uğradık yiyecek ihtiyacımızı buradan tamamlamış olduk.

 

2 Temmuz Çarşamba sabahı bizleri dağa götürmek üzere gelen minibüse eşyalarımızı yerleştirdik ve 08.00 de Çevirme köyü 2200 m. hareket ettik. İran'a geçiş yapılan, Gürbulak sınır kapısına giden oto yoldan çıkıp Ağrı dağına yönelen tozlu yolda minibüsümüz düşük süratle yol almaktayken arkadaşlarım fotoğraf çekmek için durmayı önerdiler.

Ağrı dağı yönünde ilerledikçe dağ büyüyor biz küçülüyoruz. Çevirme köyü üstünde araçla devam edilemeyen yerde bizi beklemekte olan atların yanında durduk. Çantalar atlara yüklendi, yanımıza sadece küçük sırt çantalarımızın içinde su, yiyecek ve giysi alıp 3250 m. kampına doğru yürüyüşümüze başladık. Birlikte başladığımız yürüyüş ilerleyen sürede ikiye bölünerek devam etti. Aklimitize olma kaygısı ile yavaş hareket etmek isteyenler ve normal tempoda yürüyenler. Sık duran arka gurup, öndeki gurubun beklemesine rağmen bir türlü birleşemedi.

Patika üzerinde yaylacılarla karşılaşıyoruz. Çocuklar bizi görünce yolumuza çıkıyor, bizimle konuşmak istiyorlar. Yöre insanı dağcılara oldukça sıcak davranıyor, bu da bizi mutlu ediyor. Yaylacıların çadırlarının içinden geçerken onları selamlıyoruz.

Çevirme kampı 3300 m.olarak adlandırılan kampa 3,5 saatte ulaşıyoruz. Bu kampı daha önce burada görmemiştim yeni bir kamp alanıymış. Çevirme’den çıkanların kullandığı söylendi. Bizim gitmemiz gereken 400 m. uzaklıkta görünen 3250 m. kampı olduğu için o yöne hafif bir inişle geçiş yapıyoruz.

Kampa ulaştığımızda küçük Ahmet bizi karşılıyor.

Siz kiminle geldiniz?

Nuri Saltuk'la onun yeri burası mı?

Evet. Diyor Ahmet.

Nuri ve Cuma kardeşlerin yeri burasıdır.

Çok geçmeden Atlarla birlikte çantalarımız da geliyor. Bulutlar çoğalıp hava iyice kapattı. Çadırlarımızı kurup içine girer girmez önce yağmur sonra şiddetli bir dolu yağışı başlıyor. Yemyeşil çimenler buz tanecikleri ile yeşil beyaza bürünüyor. Bir saat süren kötü hava geçişi sonrasında yağış kesildi. Bulutlar dağıldı masmavi bir gökyüzü, yakıcı güneş, iklimi yaza çevirdi. Yaz mevsiminde ani hava değişikliklerini yaşamak olağan bir durum. Çadırımda dinlenmede iken dört arkadaşımız aklimitize olmak için 4200 m. Kampına doğru 400 m. yükselip inmişlerdi. Akşam kampımızın üstüne çöktüğünde, arkadaşlar çay sohbetine toplanıyorlar. Ben onlara uyuma isteğim ağır bastığı için katılamıyorum. Sabah 08.00 hareket saati olarak belirliyoruz.

 

3 Temmuz Perşembe, kahvaltı sonrası hazırlıklar yapılıyor. Yarım saatlik gecikmeli olarak 4200 m. kampımıza hareket ediyoruz. Bu gün ekibimiz bir bütün olarak hareket etmek üzere karar aldık. Hiç ayrılmadan, çok fazla mola vermeden aynı tempo ile yükseldik 3 saat süren yürüyüş sonunda ikinci kamp alanımıza ulaştık. Hava sabah saatlerinde açıkken ilerleyen saatlerde bulutlandı. 3250 kamp ile 4200 kampı arasında sisin içinden geçtik. Yukarıya doğru 950 m. İrtifa çıkışından sonra nispeten daha açık bir hava ile karşılaştık. Rüzgar orta kuvvette kuzey, kuzey batıdan esiyor ve havayı serinletiyor.

Kamp alanına gelişte aşağıya inen, bulunduğumuz yerde de zirve yapmış dönüş hazırlıklarında olan dağcılar var. Dağlar hep bir sürkülasyon içindedir. Gelenler, dönenler trafik hiç bitmez. Dönenlerde bir yorgunluk ve doygunluk, gelenlerde merak ve heyecan var. Dönüş yolunda olanlar, gelenlere birazda kendi yaşanmışlıklarını hatırlayarak tebessümle bakarlar. Mezun olmuş talebe edası ile.

Akşam saatlerinde Yenişehir hava alanı Meteoroloji müdürlüğünü arayıp bu gece ve yarın için hava raporunu öğrenmek istedim. Görevli arkadaş hava durumu hakkında olumlu yönde beklentileri olduğunu söyleyince umutlandık. Yolumuz açık, bundan sonrası bize kalmış. Gece hareket saati hakkında değerlendirme sonrası 02.00 hareket etmek üzere çadırlarımıza çekildik.

 

4 Temmuz Cuma, 00.15 uyandım, ancak hazırlanırım. Kahvaltı ve sıcak çay içip, pekmezimi yudumlayarak enerji takviyesi yaptım. Diğer çadırlardan konuşma ve ocak sesleri geliyor. Çadırımdan dışarı çıktığımda pırıl pırıl yıldızlarla dolu bir gökyüzü üstümüzde. Aşağılarda Doğubeyazıt ve köylerin ışıkları, Gürbulak sınır kapısından uzayıp giden yol ışıkları, Nahçıvan köylerinin daha az parlak ışıkları gecenin karanlığı içinden bize yansıyor.

Rüzgar çok hafif esiyor, bu da az giyinerek yola çıkmamızı gerektiriyor. Isı, - 2,3 derece civarında. Arkadaşlarımla hazırlıklarımızı tamamlayıp 02.05 de Ağrı dağının zirvesine doğru hareket ediyoruz. Ağrı dağı klasik zirve rotası bizim arkamızdan kısa süre sonra hareket eden 3 gurupla birlikte sıraya dizilmiş ateş böceklerini andıran görüntüler oluşturuyor. Kamp alanımızın hemen üstündeki bulunan karlı yüzeyden çıkışımıza başladık, önceki izlere basarak kolayca karlı sırtı geçtik.  Bundan sonra kranpon takmamak için kayalık alandan yürüyerek patikayı takip ediyoruz. Solumuzda uzun kar kulvarı var, kranpon takan guruplar buradan yükseliyor. 4200 Kampından yükselirken geniş sırtın sonuna doğru kayalık yol bitiyor, son etap kara dönüşüyor. Kranpon takmak için çok eğimli bir yüzey olmasına rağmen mecbur kalıp güvenli çıkabilmek için burada takıyoruz. Hemen arkamızdan gelmekte olan guruplar bu esnada yan kulvardan bizi geçtiler. Ekibimiz ayrılmadan birlikte hareket etme çabası içinde. Mola esnasında Ömer Faruk ve Özgür zaman zaman öne geçerek önden yol alıyorlar. Yükseldikçe artan irtifada azalan oksijen gurubun temposunu düşürüyor. Kişiler arasında da mesafeler oluşmaya başlıyor.

Ağrı dağının 5000 m. seviyesindeki Platoya yan geçiş yapılan bölümünde kar yumuşak, kazma kullanmaya gerek duymadık. Platoya geçiş yaptıktan sonra önümüzdeki zirve yamacına doğru haydi bu son diye atılıyoruz. Ekibimiz burada görünen zirve noktasına doğru dağılıyor. Nasıl olsa geldik diyerek bir an önce tırmanışı tamamlama çabası ile son etabı herkes kendi performansı ile bitiriyor.

Güneşli pırıl pırıl bir havada 07.00 de burada olma ayrıcalığını yaşıyoruz. Kutlamalar sürüyor, 7 kişi eksiksiz hedefe ulaştı bu mutluluğumuzu artıran çok önemli bir neden. Ağrı dağının her yerinden ve tabii ki zirveden de telefon görüşmesi mümkün. Eşimi arayıp yine Ağrı’nın zirvesinden onu selamlıyorum. İlk defa 2003 yılında bunu yaptığımda mutluluktan ağlamaklı, kelimeleri çıkartmakta zorlanmıştım o günümü hiç unutmuyorum. Arkadaşlarımla toplanıp fotoğraflar çekiyoruz. Sıcak su içip, tuzlu çubuk krakerimi atıştırdım. Herkes bir şeyler atıştırdı. 1.10 Saat zirvede kaldıktan sonra dönüşe geçtik.

Dönüş yolunda kranpon olmasına rağmen eğimli kar kulvarından iniş pek kolay olmuyor. Yine ekibimiz dönüş yolunda ikiye, daha sonra üçe bölünüyor.

Görüş açık ve herhangi bir hava olayı beklemediğimiz için çadırları, kamp alanını izleyerek inebiliyoruz. Bundan dolayı bölünmede bir sakınca görmedik. Kamp alanına indiğimizde saat 10.20 gösteriyor.

Saat 12.00 de atlar eşyalarımızı almaya gelecek. Bugün Doğubeyazıt’a dönme kararı aldık. Akşam duşumuzu alıp yumuşak yataklarda yatmak istiyoruz.

Çadırlar toplandı, çantalar atlara yüklendi. Önce 3250 kampına sonrasında Çevirme köyüne iniş yaptık.

Akşam üzeri 17.00 de aracın bizi beklediği noktaya geldiğimizde Nuri soğuk su ve karpuzla bizi karşıladı.

Aşağılara indikçe artan ısı bize yükseklerdeki serinliği aratır oldu. İniş yolculuğumuzda güneş bizi bunalttı.

Suyumuzda sonlara doğru tükendi. Nuri bütün bunları iyi bildiği için bu sorunumuzu ortadan kaldıracak hazırlıkları yapmış, bu da bizi çok mutlu etti.

Arkadaşlarımızla gece 02.00 de, 4200 m. den zirveye doğru başlayan faaliyetimizi akşam 18.00 de Çevirme köyünde tamamlayarak Ağrı dağına veda ettik.

Yorgun ama mutlu Doğubeyazıt’ın yolunu tuttuk.

Yorgunluk geçici,  başarı kalıcıdır.

 

Yazan. İsmet Şentürk.


 




Kullanıcı Paneli
Mail Adresiniz
Şifreniz
Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kulübümüzden Haberler
» ULUDAĞ'I BİR BAŞTAN BİR BAŞA AŞTIK.
» AYLIK FAL. PROGRAMI
» ALPLER GÜNLÜĞÜ.
» ULUDAĞ'IN MANTARLARI.
» AYIN YAZISI.
» NASIL ÜYE OLUNUR

Hava Durumu
Anılarımız Yaşadıklarımız
Uludağ - Hava Durumu

Faydalı Linkler
»
» Dağlarda hava durumu.
»
» Yüksek irtifa hastalığı.
»
» Türkiye'nin önemli dağları.
»
» Dünya'nın En Yüksek Dağları.
»
» Bursa'da Outdoor Mağazaları.
»
» Türkiye'de Outdoor mağazaları.
»
» BURSA İÇİN HAVA DURUMU.


 
Anasayfa | Yasal Uyarı | İletişim ecebilisim